Yaşar Tunagür Hocaefendi

Onun yaptığı o coşkun konuşmalar, o güne kadar duyduğum en içten ve en samimi konuşmalardı. Hutbelerinde muhakkak sahabeden örnekler verirdi. Ben zaten sahabe aşığı idim. Bu da beni onu dinlemeye koşturan sebeplerden biriydi.

  • @YasarTunagur

  • Kategoriler

  • Güncelliğini yitirmiş bazı konular kaldırılmaktadır (Ücetsiz site olmasından dolayı kısıtlama yapılıyor) anlayışınız için çok teşekkürler
    Sitemizdeki linkleri veya Videoları açamayanlar Dns lerini 208.67.222.222 208.67.222.220 Yapsınlar

Ahmed Şahin Bediüzzaman’ı nasıl bir ana-baba yetiştirmiş?

Posted by tunagor 02/04/2013

Bir okuduğunu bir daha okuma ihtiyacı duymadan ezberleme kabiliyetine sahip olan öğrenci Said’in zekât, fitre gibi yardımları kabul etmeyişi, çocuk halinde bile asla yalana tenezzül etmeyişi, çocuksu münakaşalarda bile mertlikten ayrılmayışı.. gibi çok farklı halleri hocasının dikkatini çeker. Bu fevkaladeliklere tatmin edici bir izah bulamayan Müderris Nur Mehmed Efendi, nihayet küçük öğrencisine bir teklifte bulunmaya kendini mecbur hissederek:

-Said der, seni yetiştiren aileyi iyice merak etmeye başladım. Bir gün sizin aileyi ziyaret etmek istiyorum, ne dersin? Küçük Said buna sevinçle cevap verir. Ve bir gün Hizan yaylasındaki medreseden çıkan hocalar ikindiye doğru Nurs’a gelirler, ancak Sofi Mirza Efendi’nin evde bulunmayışı yüzünden kapıdaki ağacın gölgesinde beklemeye başlarlar. Az sonra önünde iki öküz ve bir inekle çıkagelen Sofi Mirza Efendi’yi tecessüsle takip eden Müderris Mehmed Efendi, inek ve öküzlerin ağızlarında torba bağlı bulunduğunu görünce merakla sorar:

-Mirza Efendi bu hayvanların ağzını niçin torba ile bağladın? Sofi Mirza’nın hocayı şaşırtan cevabı şöyle olur:

-Efendim, gidip geldiğimiz tarlamız biraz uzakçadır. Hayvanların ağızlarını bağlamazsam yol kenarındaki komşu tarlalarından ekin koparıp yiyerek gidiyorlar. Böylece komşumuzun ekinine mahsulüne ziyan vermiş olmakla kalmıyor, haram yiyen öküzle tarlamızı sürmüş, yine haram yiyen ineğin sütünü de içmiş oluyoruz. Bunun için öküzle ineğin ağızlarına torba bağlıyorum ki, gidip gelirken ne komşularımızın mahsulüne zarar versinler, ne de biz haram yiyen öküzle tarlamızı sürmüş, haram yiyen ineğin de sütünü içmiş duruma düşelim.

Bu cevaptan sonra öğrencisi Said’in annesini çağırtan Müderris Mehmet Efendi, ona da sorar:

-Nuriye Hanım anlatır mısın Said’i yetiştirme tarzınızı? Bir anne olarak yavrunuzu nasıl bir dini titizlik ve takva anlayışı içinde yetiştirip büyüttünüz?

Nuriye Hanım’ın cevabı da şöyle olur:

-Efendim, ben Said’e anne olacağımı hissettiğim günden itibaren abdestsiz yere basmamaya gayret ettim. Ayrıca Said dünyaya geldikten sonra da aynı dikkat ve titizliğimi devam ettirdim, ona abdestsiz hiç süt vermedim!.

Gerisini beklemeye ihtiyaç duymayan Said’in hocası Nur Mehmed Efendi, yanındaki hoca arkadaşına döner:

-Şimdi der, merakımı çözdüm, böyle baba ve böyle anadan böyle çocuğun dünyaya gelmesi normaldir, kalkın gidelim!.

-Fatebiru ya ülil ebsar!.. Düşünün ey basiret sahibi ana babalar!.. Kendileri haram yemeyi bırak, tarlasını sürdüğü öküzüyle, sütünü içtikleri ineğin dahi haram yememesi için tedbir alıyor, kendilerini sorumlu tutuyorlar!

yazının tamamı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: