Yaşar Tunagür Hocaefendi

Onun yaptığı o coşkun konuşmalar, o güne kadar duyduğum en içten ve en samimi konuşmalardı. Hutbelerinde muhakkak sahabeden örnekler verirdi. Ben zaten sahabe aşığı idim. Bu da beni onu dinlemeye koşturan sebeplerden biriydi.

  • @YasarTunagur

  • Kategoriler

  • Güncelliğini yitirmiş bazı konular kaldırılmaktadır (Ücetsiz site olmasından dolayı kısıtlama yapılıyor) anlayışınız için çok teşekkürler
    Sitemizdeki linkleri veya Videoları açamayanlar Dns lerini 208.67.222.222 208.67.222.220 Yapsınlar

Fethullah Gülen’i Sevenlerin Zaafı ve Gücü

Posted by tunagor 29/03/2011

Taraf gazetesi, Wikileaks belgelerinin Türkiye’yi ilgilendiren kısmının yayınına, Fethullah Gülen Cemaati hakkında Amerikalı diplomatların neler düşündüklerini gösteren bir dosyayla başladı; yayıncılık açısından bu, şüphesiz iyi bir tercihti.

İyi tercihten kastım şudur: Fethullah Gülen ve cemaati hakkında yayımlanan her haberin, tiraj standardı ortalamasının hayli üstünde bir değer taşıdığını yayın dünyasında bilmeyen yok. Fethullah Gülen’in sevenleri, onunla ilgili en küçük haberi bile merak ediyor, izliyor, tartışıyor ve niteliği ne olursa olsun yakın alâkayla karşılıyorlar. Konuyla doğrudan veya dolaylı ilgili bir kitap, bir röportaj, bir haber, hatta dedikodu bile gerçek değerinin üstünde yankı buluyor. Satış ve tıklanmanın büyük değer taşıdığı basın-yayın dünyasında Fethullah Gülen’le ilgili haber yapmak, bir mânâda satış ve tiraj garantisi anlamına geliyor.

Sebepleri ele alalım: Fethullah Gülen’i sevenler, umumi itibariyle okur-yazarlık oranı hayli yüksek bir topluluktur ve esasen gerek eğitim süreçlerinde yılların tecrübesine dayalı büyük bir birikime sahipler. Ona yakın olduğu iddia edilen yayın organlarının imrendirici satış rakamları bu gerçeğin altını çiziyor. Diğer taraftan bu topluluk, gerek devlet, gerekse basın-yayın dünyası nezdinde hâlâ meşruiyet arayışı içindedir. Eskiden Said Nursi’nin risaleleri ve takipçileri bu muameleye tabi tutulurdu. Onlar rejim tarafından varlığı ileri sürülen mevhum irtica tehlikesi ve mevhum gerici tipini müşahhaslaştırmakta ihtiyaç duyulan ve gerektiğinde parmakla işaret ve itham edilebilecek bir topluluk oldular; buna mukabil rejimle, kanunla, cumhuriyetle çatışma içinde görünmediler. Böylece, kriz zamanlarında “İşte gericiler” diye itham edilip kovuşturmaya uğrayan ve nedense hep beraat eden ama yargı kararlarına rağmen bir türlü aklanmayan bir psikolojiye mahkûm tutuldular.

Beraat etmek fakat aklanamamak nasıl bir duygudur? “Burada beraat etmiş olman, senin iyi ve dürüst vatandaş olduğun anlamına gelmiyor; hareketlerine dikkat et; nefesimiz daima ensende olacak!” tehdidi!

Fethullah Gülen’i sevenler, bugün netameli mirasın yükünü omuzlarında taşıyorlar. Kanunlara karşı saygılı olmak, Cumhuriyet’i samimiyetle desteklemek, rejime aleyhtar olmamak bir yana rejimin Batılı ölçülerde demokratik özellikler taşıması için mücadele vermek bile “Aklanma”larına kifayet etmiyor; aksine son zamanlarda bu topluluk açıkça demokrasiyi savunduğu için bile gizli niyetler peşinde olmakla itham edilmekte…

Türkiye’de bütün sivil toplum kuruluşlarına tanınan meşruluk imtiyazı onlardan esirgeniyor; daima şüphe, daima baskı altında yaşıyorlar. “Cemaatçi, Fethullahçı, hizmet” gibi kavramlar, bazılarının dilinde ve kaleminde kırbaç gibi şaklatılan irkiltici bir suçlama edasına bürünüyor.

Topluluklarıyla veya Fethullah Gülen’le ilgili her habere, bana göre lüzumundan fazla hassasiyetle ilgi göstermelerinin sebebi budur. Bu hassasiyet yer yer kötüye kullanılabiliyor. Yayına sunulduktan birkaç hafta sonra kaldırımlarda sürünmeye başlayan “İfşa ediyorum… içyüzlerini açıklıyorum…” türünden sansasyon kitaplarının son zamanlarda sayıca artış göstermesinin bir boyutu da bu gerçektir.

Çoğu kere doğrudan olmaktan ziyade dolaylı ima, itham ve karalamalarından hâsıl olan imajı üst üste koyup çoğaltarak zihinlerinde kirli ve karanlık bir örgüt tasavvuru çizenleri her defasında yanıltan ve şaşkınlığa uğratan şey nedir? Niçin, uzaktan tarif edilince Hasan Sabbah’ın Alamut fedaileri gibi gösterilen bu insanları, gençleri yakından tanımak fırsatını bulanlar derin bir kanaat sarsıntısına uğrasalar da nihai tahlilde, arınmış bir zihnî berraklığa erişemiyorlar? Çünkü aleyhteki propaganda çok etkilidir ve merkez medyanın propaganda gücü, kanaat oluşturma kapasitesi hâlâ yüksek.

Cemaat kavramı, sosyolojik bir tabir olmaktan çıktı; sadece Fethullah Gülen’i seven ve destekleyenleri markalayan özel bir tâbir şekline büründü; Cemaat kelimesi’nin Türkçede sosyolojik çağrışımlardan çok dinî bir topluluk biçiminde algılanması, “Cemaat”i hâlâ zan altında tutuyor. Oysa bu topluluğun en büyük gücü, meşruiyetinde. Onda, Cumhuriyet’e ve devlete karşı gizli ve karışık niyet arayanların titiz dikkatleri, ayrıntılı araştırmaları, neredeyse her ilde yaşayan bütün topluluk mensuplarını tek tek fişlemeleri şaşırtıcı ama “kabullenmesi zor” bir gerçeğin altını çiziyor: Bu topluluğun açıklıktan, samimiyetten, kanunlara itaatten ve nezaketten başka bir gücü ve zaafı bulunamadı.

Zaaftır çünkü bu nitelikleri, Türkiye’nin resmî ve yarı resmî kanaat önderleri tarafından onaylanmamıştır henüz; hâlâ şüpheli kategorisinde mütalaa olunuyorlar. Her topluluğa tanınan meşru haklar, Fethullah Gülen’i sevenler söz konusu olduğunda kirli imalara (F tipi!) ve zanlara dönüşüveriyor. Öyle ki, sanki büyük bir cürüm imiş gibi topluluğun siyasi eğilimleri bile sorgulanabiliyor. Sendikalarda, derneklerde, sair sivil toplum örgütlerinde bir “hak” gibi duran özellikler, cemaatte kusur gibi gösteriliyor. Bir siyasi partiyi desteklemek, ötekini eleştirmek gibi son derece basit ve masum demokratik hakların Türkiye’de baskı unsuru olarak kullanılması, içinde yaşadığımız zamanların bazen ne kadar saçma sapan boyutlar taşıdığını göstermesi bakımından dikkat çekici.

Güçtür, çünkü ekşi yemedikleri için ağzı kamaşmayanların iç rahatlığı ve gönül huzuruna sahip bulunuyorlar. Nihai tahlilde topluluk, direncini ve üstünlüğünü meşru duruşundan alıyor. Suç unsuru yakalayabilmek için onca zamandan beri bunca didikleyici, hatta kötü niyetli tahkikata rağmen, topluluk aleyhinde tek tek veya kurum itibariyle tek ciddi suç unsuruna rastlanılmamış olması manidardır.

Bu garip tablonun ardındaki hakikat şu: Fethullah Gülen, Türkiye’nin sosyolojik tabakalanması itibariyle “Çevre”den gelen bir insan; emekli bir imam, bir halk önderi. Kendisini sevenlerin güven duygularından başka meziyeti, geçerli bir mesleği, işitilince ceket düğmeleten cinsten bir unvanı yok. Onun benzerini Türkiye’nin binlerce cami avlusunda iki vakit arası sohbet eden yaşıtlarının arasında bulabilirsiniz; işte böyle birinin, Türkiye’de kanaat önderi durumuna gelmesi, “Merkez”de yer alması, on binlerce insanın kalbine nüfuz edebilmesi kabullenilmiyor; üstelik onun söylediklerini ciddiye alan gençler de çevreden merkeze doğru hareketlenmiş halk çocuklarıdır. Bazı çevrelere tehlikeli intiba vermeleri sebepsiz değil, çünkü artık iyi eğitim görüyorlar, meslekleniyorlar ve Türkiye’nin entelektüel tabakalarına doğru hızlı yükseliş hâlindeler; sahip oldukları üst değerler, onlarda bir iç çatışmaya yol açmıyor ve tutarlılıklarını kaybetmiyorlar. Kısaca hem dünyayı hem ukbâyı talep ediyorlar. Bu bütünlenmiş tablo, onları tanımayanları tedirgin ediyor çünkü her şeye rağmen tanımadıkları, bilmedikleri bir dünyanın çocukları bunlar. Ürküyorlar; çünkü Cemaat kavramının ardında duran asıl gerçek, bugüne kadar yönetilen durumundaki kitlelerin, yönetime ortak olma durumuna geçmek için gösterdikleri sabır ve dirençtir.

Günün birinde, haklarında yazılmış her habere lüzumundan fazla ilgi göstermemeleri eşyanın tabiatına uygundur ve o gün meşruiyet özleminin sona erdiğini gösterir. Aslında haksız bir şey olacaktır bu; çünkü Türkiye’de hiçbir zümre, meşruluğu onlar kadar hak etmiş değildir.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: